Dalak ameliyatı tıbbi adıyla splenektomi, çeşitli dalak hastalıklarının tedavisinde uygulanan ve bu organın cerrahi bir operasyonla vücuttan çıkarılması işlemidir. Bu önemli müdahale, özellikle travmaya bağlı dalak yaralanmaları, bazı kan hastalıkları veya dalağın kist ve tümör gibi yapısal sorunlarında kesin bir çözüm olarak gündeme gelir. Dalak alınması, vücudun savunma mekanizmasında kalıcı değişikliklere neden olduğu için, bu kararın uzman bir hekim tarafından dikkatle değerlendirilmesi esastır. Operasyon hastanın yaşam kalitesini artırmayı hedeflerken, ameliyat sonrası süreçte de bilinçli bir bakım ve takip gerektiren özel bir durum başlatır.

Doç. Dr. Aydıncan Akdur
Genel Cerrahi Uzmanı

2002’de Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 2009’da Başkent Üniversitesi’nde Genel Cerrahi uzmanlığımı tamamladım. Elmadağ Devlet Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra Başkent Üniversitesi’nde çalışmaya başladım; 2014’te Dr. Öğr. Üyesi, 2021’de Doçent oldum. 2015-2022 arasında Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi Sorumlu Doktorluğu yaptım. 1000’den fazla böbrek, 300’e yakın karaciğer nakli ve 2500’e yakın ameliyata katıldım. 2022’den itibaren Bayındır Sağlık Grubu’nda, 2023’ten itibaren Ankara Medipol Üniversitesi’nde Genel Cerrahi AD Başkanı olarak görev yapıyorum. 82 uluslararası makale, 400+ atıf, 150+ bildiri, 3 kitap bölümüm var. Aynı zamanda Çankaya’daki özel muayenehanemde hizmet veriyorum.

Hakkımda İletişim

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Nedir?

Dalağımız, karnımızın sol üst köşesinde, midemizin hemen arkasında, kaburgalarımızın koruması altında bulunan, yumuşak ve süngerimsi bir organdır. Yaklaşık bir yumruk büyüklüğünde olan bu organ, rengi ve yapısıyla adeta bir kan deposunu andırır. Çoğu zaman varlığını bile hissetmesek de dalak vücudumuz için sessizce çalışan bir kahramandır. Temelde iki ana görevi üstlenir: kanımızı temizlemek ve bağışıklık sistemimize destek olmak.

Bir nevi “kalite kontrol merkezi” gibi çalışarak kan dolaşımındaki görevini tamamlamış, yaşlanmış veya hasar görmüş kan hücrelerini ayıklar ve temizler. Bu sayede kanımızın sürekli taze ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Aynı zamanda, kanın pıhtılaşmasında rol oynayan trombositlerin bir kısmını depolayarak ihtiyaç anında dolaşıma salar.

En kritik rollerinden biri ise bağışıklık sistemimizdeki görevidir. Vücudumuzun savunma kalesi olarak kan yoluyla giren mikropları, özellikle de dışı özel bir kapsülle çevrili olan tehlikeli bakterileri yakalayıp yok eder. Bu bakteriler, zatürre ve menenjit gibi ciddi enfeksiyonlara neden olabilir. Dalak, bu mikroplarla savaşacak antikorların üretiminde de aktif rol oynar. Kısacası dalağın temel fonksiyonları vücudumuzun sağlığı için vazgeçilmezdir. Bu görevler şunlardır:

  • Yaşlı ve hasarlı kan hücrelerini filtrelemek
  • Trombositleri (kan pulcukları) depolamak
  • Kana karışan mikropları temizlemek
  • Enfeksiyonlara karşı antikor üretmek

Bazı insanlarda, ana dalağın yanı sıra karın içinde farklı yerlerde bulunan küçük, ek dalak dokuları olabilir. Bunlara “aksesuar dalak” denir. Genellikle bir sorun yaratmazlar, ancak bazı kan hastalıkları nedeniyle dalak ameliyatı yapıldığında, bu küçük dalakçıkların da bulunup çıkarılması gerekir. Aksi takdirde, hastalık belirtileri devam edebilir.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Hangi Durumlarda Yapılır?

Dalak ameliyatı kararı, çok farklı tıbbi durumlara bağlı olarak verilebilir. Bu karar, bazen acil bir müdahaleyi gerektirirken, bazen de uzun süren bir hastalığın tedavi planının bir parçası olabilir. Ameliyatın yapılmasını gerektiren başlıca nedenler üç ana grupta incelenebilir.

Travmalar ve Acil Durumlar

Dalak, karın içi organlar arasında trafik kazası, yüksekten düşme veya karına alınan sert darbeler sonucu en kolay yaralanan organdır. Kan damarlarından çok zengin bir yapıya sahip olduğu için, dalağın yırtılması veya parçalanması durumunda karın içine ciddi ve hayatı tehdit eden kanamalar olabilir. Eğer hastanın durumu stabil değilse ve kanama kontrol altına alınamıyorsa, acil dalak ameliyatı hayat kurtarıcı tek seçenek haline gelir. Ancak kanaması olmayan veya kontrol altında olan genel durumu iyi hastalarda ameliyatsız takip yöntemleri de günümüzde başarıyla uygulanmaktadır.

Kan Hastalıkları

Bazı kan hastalıklarında dalak, hastalığın merkezi haline gelir ve alınması tedavinin önemli bir parçasını oluşturur. Bu hastalıkların başında şunlar gelir:

  • ITP (İmmün Trombositopenik Purpura)
  • Kalıtsal Sferositoz
  • Otoimmün Hemolitik Anemi
  • Talasemi (Akdeniz Anemisi)
  • Orak Hücreli Anemi

Bazı lösemi ve lenfoma türleri

Örneğin ITP, bağışıklık sisteminin kan pıhtılaşmasını sağlayan trombositlere saldırdığı bir hastalıktır ve bu saldırının ana üssü dalaktır. İlaç tedavisine yanıt alınamadığında dalağın alınması, trombositlerin yıkımını durdurarak hastalığı kontrol altına alabilir. Kalıtsal sferositozda ise alyuvarların anormal şekli nedeniyle dalakta parçalanması, kronik kansızlığa yol açar. Dalağın alınması bu yıkımı önleyerek hastanın yaşam kalitesini artırır. Bazı kanser türlerinde ise dalak aşırı büyüyerek karında ağrıya, baskıya ve diğer kan hücrelerinin de azalmasına neden olabilir. Bu durumda ameliyat, hastanın şikayetlerini gidermek amacıyla yapılır.

Diğer Tıbbi Nedenler

Travma ve kan hastalıkları dışında, dalağın kendisinden kaynaklanan bazı sorunlar da ameliyat gerektirebilir. Bu durumlar daha nadir görülse de önemlidir.

  • Dalak kistleri (büyük ve belirti veren)
  • Dalak tümörleri (iyi veya kötü huylu)
  • Dalak apsesi (enfeksiyonun kontrol altına alınamadığı durumlar)
  • Dalak damarlarında anevrizma (baloncuklaşma) veya pıhtılaşma
  • Tanısal amaçlı ameliyatlar (nedeni bulunamayan dalak büyüklüğünde)
Bizimle İletişime geçin.
Online randevu talebinde bulunmak için butona tıklayıp iletişime geçin. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Riskleri Nelerdir?

Her cerrahi işlem gibi dalak ameliyatının da kendine özgü riskleri vardır. Bu riskleri iki grupta ele almak daha doğru olur: ameliyatın kendisine bağlı erken dönem riskler ve dalağın yokluğuna bağlı olarak ortaya çıkan uzun vadeli riskler.

Ameliyat Sürecine Bağlı Riskler

Bunlar ameliyat sırasında veya hemen sonrasındaki birkaç haftalık dönemde ortaya çıkabilecek komplikasyonlardır.

  • Kanama
  • Enfeksiyon (yara yerinde veya karın içinde)
  • Komşu organların yaralanması (mide, pankreas, kalın bağırsak)
  • Pankreas fistülü (pankreas yaralanmasına bağlı sızıntı)
  • Kan pıhtısı oluşumu (bacaklarda veya akciğerde)

Özellikle pankreasın kuyruk kısmının dalağa çok yakın olması, ameliyat sırasında bu organın yaralanma riskini artırır. Bu nedenle cerrahın deneyimi ve ameliyat sırasındaki titizliği bu tür komplikasyonların önlenmesinde büyük rol oynar.

Dalaksız Yaşama Bağlı Uzun Vadeli Riskler

Ameliyatın en önemli sonucu, vücudun ömür boyu sürecek olan “dalaksız” bir duruma adapte olması gerekliliğidir. Bu durum bazı ciddi riskleri beraberinde getirir.

  • OPSI (Splenektomi Sonrası Ağır Enfeksiyon)
  • Kan pıhtılaşmasına yatkınlık (Tromboz)
  • Bazı kanser türlerinde hafif risk artışı
  • Pulmoner hipertansiyon (akciğer damar basıncında artış)

Bu riskler arasında en tehlikelisi ve üzerinde en çok durulması gerekeni OPSI’dir. OPSI, dalaksız kişilerde görülen, basit bir enfeksiyon gibi başlayıp saatler içinde hayati tehlike yaratan bir sepsis tablosuna dönüşebilen, yıldırım hızında ilerleyen bir enfeksiyondur. Dalağın filtreleme görevi ortadan kalktığı için, özellikle kapsüllü bakteriler kana karıştığında vücut onlarla savaşmakta zorlanır. Bu risk ömür boyu devam etse de ameliyattan sonraki ilk birkaç yıl en yüksek seviyededir. Bu nedenle dalaksız bir yaşamın en önemli kuralı, enfeksiyonlara karşı sürekli tetikte olmaktır.

Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Nasıl Yapılır?

Dalak ameliyatı hastanın genel durumuna, dalağın büyüklüğüne ve ameliyatın nedenine (acil veya planlı) göre farklı cerrahi tekniklerle gerçekleştirilebilir. Günümüzde en sık kullanılan yöntemler şunlardır:

  • Laparoskopik (Kapalı) Splenektomi: Planlı ameliyatlar için günümüzde “altın standart” olarak kabul edilen yöntemdir. Karın duvarına açılan birkaç küçük delikten bir kamera ve özel cerrahi aletler yerleştirilerek yapılır. Cerrah, ekrandan büyütülmüş bir görüntü eşliğinde ameliyatı gerçekleştirir. Bu yöntemin en büyük avantajları, ameliyat sonrası ağrının daha az olması, hastanede kalış süresinin kısalması, daha iyi kozmetik sonuçlar ve hastanın günlük hayatına daha hızlı dönmesidir. Alınan dalak, özel bir torba içinde parçalanarak veya deliklerden biri biraz genişletilerek dışarı çıkarılır.
  • Açık Splenektomi: Geleneksel yöntemdir ve karın duvarına yapılan daha büyük bir kesi ile gerçekleştirilir. Genellikle acil durumlar örneğin durdurulamayan kanamalı travma hastaları veya dalağın kapalı yöntemle çıkarılamayacak kadar büyük olduğu durumlarda tercih edilir. Hızlı ve direkt bir müdahale imkanı sunar.
  • Robotik Splenektomi: Kapalı ameliyatın teknolojik olarak daha gelişmiş bir versiyonudur. Cerrah, bir konsol aracılığıyla robotik kolları yönetir. Üç boyutlu görüntü ve daha hassas hareket kabiliyeti sunan bu yöntem özellikle zorlu vakalarda avantaj sağlayabilir. Ancak maliyeti ve her merkezde bulunmaması nedeniyle kullanımı daha sınırlıdır.
  • Kısmi Splenektomi: Bu teknikte dalağın tamamı yerine sadece hastalıklı olan kısmı çıkarılır. Amaç dalağın bağışıklık fonksiyonlarını koruyarak hastayı OPSI riskinden uzak tutmaktır. Özellikle iyi huylu kist, tümör gibi dalağın sadece bir bölümünü etkileyen durumlarda veya çocuk hastalarda tercih edilebilir.
Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.

    Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Sonrası Süreç

    Dalak ameliyatı sonrası süreç hastanede başlayan ve taburculuktan sonra hayat boyu devam eden dikkatli bir takibi içerir. Bu süreç ameliyat öncesi hazırlıklarla başlar.

    Ameliyat Öncesi Hazırlıklar

    Planlı bir ameliyat öncesinde, hastanın vücudunu dalaksız yaşama hazırlamak için bazı önemli adımlar atılır.

    Aşılar: Bu hazırlığın en kritik aşamasıdır. Vücudun en tehlikeli kapsüllü bakterilere karşı savunma gücünü artırmak için gerekli aşılar yapılır. Bu aşılar, bağışıklık sisteminin en iyi yanıtı verebilmesi için ameliyattan en az iki hafta önce tamamlanmalıdır. Yapılması gereken temel aşılar şunlardır:

    • Pnömokok (Zatürre) aşısı
    • Meningokok (Menenjit) aşısı
    • Haemophilus influenzae tip b (Hib) aşısı

    Kan Değerlerinin Kontrolü: Hastanın kan sayımı, pıhtılaşma değerleri kontrol edilir ve gerekirse kan veya trombosit takviyesi yapılır.

    Görüntüleme: Ameliyat öncesi ultrason veya tomografi ile dalağın boyutu ve yapısı değerlendirilir, ayrıca aksesuar dalak olup olmadığı araştırılır.

    Hastanede İyileşme Dönemi

    Ameliyat sonrası hastalar, erken dönem komplikasyonlar açısından yakından izlenir. Bu dönemde dikkat edilen başlıca noktalar şunlardır:

    • Kanama kontrolü
    • Ağrı yönetimi
    • Enfeksiyon takibi
    • Pıhtı riskine karşı kan sulandırıcı tedaviye başlanması
    • Hastanın en kısa sürede hareket etmesinin teşvik edilmesi

    Kapalı ameliyat sonrası hastalar genellikle birkaç gün içinde taburcu olurken, açık ameliyat sonrası bu süre bir haftayı bulabilir. Acil bir nedenle ameliyat olan hastalarda ise aşılar, hasta taburcu olmadan önce veya taburculuktan hemen sonraki dönemde planlanır.

    Dalak Ameliyatı (Splenektomi) Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

    Dalak ameliyatı olmak, bir yaşam tarzı değişikliğini de beraberinde getirir. Vücudun enfeksiyonlara karşı daha savunmasız hale gelmesi nedeniyle, hastaların hayatları boyunca bazı kurallara uyması ve önlemler alması hayati önem taşır. Bu korkutucu bir durum gibi görünse de bilinçli ve dikkatli bir yaklaşımla tamamen normal ve sağlıklı bir yaşam sürmek mümkündür.

    İşte dalaksız bir bireyin asla unutmaması gerekenler.

    Ateşli her hastalık bir acil durumdur. 38 derece ve üzeri ateş, titreme veya şiddetli halsizlik durumunda vakit kaybetmeden en yakın acil servise başvurulmalıdır.

    Acil durum antibiyotiği her zaman yanınızda olmalıdır. Hekiminizin reçete edeceği ve ateşli bir hastalık başladığında ilk dozu hemen almanız gereken bir antibiyotik, hayat kurtarıcı olabilir.

    Aşı takvimi ömür boyu devam eder. Yapılan aşıların belirli aralıklarla tekrar (rapel) dozlarının yapılması gerekir. Bu takvim, hekim kontrolünde düzenli olarak takip edilmelidir.

    Yıllık grip aşısı ihmal edilmemelidir.

    Tıbbi bir uyarı kartı veya bilekliği taşınmalıdır. Bu acil bir durumda sağlık personelinin durumunuzu anında öğrenmesini sağlar.

    Tüm sağlık personeli bilgilendirilmelidir. Gittiğiniz her doktor, diş hekimi veya acil servis görevlisine dalağınızın olmadığını mutlaka söylemelisiniz.

    Hayvan ısırıkları ve kene sokmaları çok ciddiye alınmalıdır. Bu tür durumlarda derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.

    Yurt dışı seyahatlerinden önce mutlaka bir hekime danışılmalıdır. Özellikle sıtma gibi hastalıkların yaygın olduğu bölgelere gidilecekse, koruyucu ilaçlar ve ek önlemler gerekebilir.

    Bu kurallara uymak, dalaksız yaşamın getirdiği riskleri en aza indirerek, kişilerin güven içinde hayatlarına devam etmelerini sağlar. Bu süreçte en önemli şey, bilinçli olmak ve vücudun yeni durumuna saygı göstermektir.

    Son Yazılar

    Safra Yolu Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku ➜

    Sporcu Fıtığı Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku ➜

    Tiroid Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku ➜