Epigastrik fıtık ameliyatı göğüs kemiğinin altı ile göbek deliği arasında, karın orta hattında oluşan bir yırtığın veya zayıflığın cerrahi olarak düzeltilmesi işlemidir. Halk arasında göbeküstü fıtığı olarak da bilinen bu rahatsızlığın tek kalıcı tedavi yöntemidir. Bu fıtık cerrahisi sırasında, karın duvarındaki zayıf nokta genellikle sentetik bir yama kullanılarak güçlendirilir. Ameliyatın temel amacı, fıtığın yol açtığı şişlik ve ağrı gibi belirtileri tamamen ortadan kaldırmak, hastanın yaşam kalitesini yükseltmek ve fıtığın gelecekte tekrarlamasını (nüks) engellemektir. Bu onarım, açık veya kapalı (laparoskopik) cerrahi gibi modern tekniklerle güvenle gerçekleştirilir.

Doç. Dr. Aydıncan Akdur
Genel Cerrahi Uzmanı

2002’de Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden mezun oldum. 2009’da Başkent Üniversitesi’nde Genel Cerrahi uzmanlığımı tamamladım. Elmadağ Devlet Hastanesi’nde görev yaptıktan sonra Başkent Üniversitesi’nde çalışmaya başladım; 2014’te Dr. Öğr. Üyesi, 2021’de Doçent oldum. 2015-2022 arasında Başkent Üniversitesi Konya Hastanesi Böbrek Nakli Merkezi Sorumlu Doktorluğu yaptım. 1000’den fazla böbrek, 300’e yakın karaciğer nakli ve 2500’e yakın ameliyata katıldım. 2022’den itibaren Bayındır Sağlık Grubu’nda, 2023’ten itibaren Ankara Medipol Üniversitesi’nde Genel Cerrahi AD Başkanı olarak görev yapıyorum. 82 uluslararası makale, 400+ atıf, 150+ bildiri, 3 kitap bölümüm var. Aynı zamanda Çankaya’daki özel muayenehanemde hizmet veriyorum.

Hakkımda İletişim

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Nedir?

Karın duvarımızı, özellikle orta hatta, bir fermuar gibi bir arada tutan güçlü bir bağ dokusu vardır. İşte bu dokuya “linea alba” adını veriyoruz. Epigastrik fıtık, bu fermuarın dişlilerinden birinin zayıflaması veya aralanması sonucu, karın içindeki dokuların bu aralıktan dışarıya doğru bombeleşmesidir. Çoğu zaman bu bombeleşen doku, organların kendisi değil onların etrafındaki yağ tabakasıdır. Bu yüzden de epigastrik fıtıklar genellikle küçük, fındık veya ceviz büyüklüğünde, göbek deliğinin hemen üzerinde ele gelen bir şişlik olarak fark edilir.

Peki, bu zayıflık neden oluşur? Bazen doğuştan gelen yapısal bir yatkınlık söz konusudur. Karın duvarındaki kan damarlarının geçtiği minik, doğal delikler zamanla genişleyebilir ve fıtığa zemin hazırlayabilir. Ancak asıl tetikleyici, karın içi basıncı artıran durumlardır. Bu basınç, zaten var olan zayıf bir noktayı zorlayarak fıtığın ortaya çıkmasına veya büyümesine neden olur.

Fıtık oluşumunu kolaylaştıran bazı yaygın risk faktörleri bulunmaktadır.

  • Obezite
  • Hamilelik
  • Ağır yük kaldırma
  • Profesyonel sporculuk
  • Kronik ve şiddetli öksürük
  • Sürekli kabızlık ve ıkınma
  • İdrar yaparken zorlanma

Birçok epigastrik fıtık uzun yıllar boyunca hiç belirti vermeyebilir ve başka bir nedenle yapılan doktor muayenesi sırasında tesadüfen saptanabilir. Ancak belirti verdiğinde, hastalar genellikle aşağıdaki şikayetleri dile getirirler.

  • Göbek üstünde, orta hatta ele gelen şişlik
  • Öksürme veya ıkınma ile bu şişliğin belirginleşmesi
  • Şişliğin olduğu bölgede ağrı veya sızlama
  • Nadiren de olsa mide bulantısı ve hazımsızlık hissi

Epigastrik fıtık tanısı büyük oranda fiziksel muayene ile konulur. Doktor, hastayı ayakta ve yatar pozisyonda muayene ederken öksürmesini veya ıkınmasını isteyerek fıtığın varlığını ve boyutunu net bir şekilde değerlendirir. Özellikle kilolu hastalarda karın duvarının kalınlığı nedeniyle fıtığı elle hissetmek zor olabilir. Böyle durumlarda veya fıtığın içeriğinden emin olunmak istendiğinde, ultrasonografi gibi basit ve zararsız bir görüntüleme yöntemi teşhisi kesinleştirmek için yeterlidir. Ultrason, fıtık yırtığının boyutunu, içinde ne olduğunu (yağ dokusu mu, bağırsak mı) net bir şekilde gösterir.

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Hangi Durumlarda Yapılır?

Epigastrik fıtıkların tek kalıcı tedavi yöntemi cerrahidir, çünkü bu fıtıklar zamanla kendi kendine iyileşmez. Ameliyat kararı ise büyük ölçüde fıtığın hastanın yaşam kalitesini ne kadar etkilediğine ve potansiyel risklerine bağlıdır.

Eğer fıtığınız ağrıya neden oluyor, günlük işlerinizi yaparken sizi rahatsız ediyor, gözle görülür şekilde büyüyor veya estetik olarak sizi mutsuz ediyorsa, planlı (elektif) bir ameliyat en doğru seçenektir. Planlı ameliyatın amacı, sizi mevcut şikayetlerinizden kurtarmak ve çok daha önemlisi, gelecekte ortaya çıkabilecek tehlikeli durumları en baştan engellemektir.

Fıtık çok küçükse ve hiçbir şikayete yol açmıyorsa, “dikkatli bekleme” adı verilen bir yaklaşım benimsenebilir. Bu ameliyat olmadan doktor kontrolünde kalmak anlamına gelir. Ancak bu süreçte fıtığın kendi kendine geçmeyeceğini, zamanla büyüyerek şikayetlere yol açabileceğini ve her zaman küçük de olsa acil bir duruma dönüşme riskini taşıdığını bilmek önemlidir.

En endişe verici ve acil müdahale gerektiren durum ise fıtığın “boğulması” veya “çürümesidir”. Bu iki kavram, fıtık cerrahisinin neden önemli olduğunu en iyi anlatan durumlardır.

Fıtık Boğulması (İnkarsere Herni): Fıtık deliğinden dışarı çıkan dokuların (yağ dokusu veya bağırsak) sıkışarak karın içine geri dönememesi durumudur. Bu durumda fıtık şişer, sertleşir ve şiddetli ağrıya neden olur. Fıtık boğulması, acil bir tıbbi durumdur ve hemen müdahale gerektirir.

Fıtık Çürümesi (Strangüle Herni): Boğulmuş bir fıtıkta, sıkışma nedeniyle dokuların kan dolaşımı kesilirse, bu dokular birkaç saat içinde canlılığını yitirmeye başlar. Buna “fıtık çürümesi” denir. Eğer sıkışan organ bağırsaksa, bu durum bağırsağın delinmesine ve karın zarı iltihabına (peritonit) yol açabilir ki bu hayatı tehdit eden çok ciddi bir tablodur.

Aşağıdaki belirtiler fıtığınızın acil bir duruma dönüştüğünün habercisi olabilir.

  • Aniden başlayan ve giderek şiddetlenen fıtık ağrısı
  • Daha önce elle itilebilen şişliğin artık geri gitmemesi
  • Fıtık bölgesinde belirgin hassasiyet ve sertlik
  • Fıtık üzerindeki deride kızarıklık veya morarma
  • Bulantı ve kusma
  • Karında şişkinlik ve gaz çıkaramama

Bu belirtilerden herhangi biri varsa, derhal en yakın acil servise başvurmak hayati önem taşır. Acil koşullarda yapılan bir fıtık ameliyatı planlı bir ameliyata göre çok daha risklidir. Hem komplikasyon oranları hem de hastanede kalış süresi artar. Bu nedenle şikayetlere neden olan bir fıtığı, işler acil bir noktaya gelmeden, güvenli ve planlı koşullarda onarmak her zaman en akılcı yoldur.

Bizimle İletişime geçin.
Online randevu talebinde bulunmak için butona tıklayıp iletişime geçin. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Riskleri Nelerdir?

Günümüz teknolojisi ve cerrahi teknikleriyle epigastrik fıtık ameliyatları oldukça güvenli operasyonlar haline gelmiştir. Ancak her cerrahi müdahalede olduğu gibi, bu ameliyatın da potansiyel riskleri ve istenmeyen durumları (komplikasyonları) vardır. Bu riskleri bilmek, sürece daha hazırlıklı girmenize yardımcı olur.

Tüm ameliyatlarda ortak olarak görülebilecek bazı genel riskler mevcuttur.

  • Anesteziye bağlı reaksiyonlar
  • Ameliyat bölgesinde kanama (hematom)
  • Yara yerinde enfeksiyon gelişmesi
  • Bacak damarlarında pıhtı oluşumu
  • Bunların dışında, fıtık ameliyatına özgü bazı özel riskler de bulunmaktadır.
  • Fıtığın tekrarlaması (nüks)
  • Ameliyat bölgesinde sıvı birikmesi (seroma)
  • Yara yerinde uzun süreli ağrı veya hissizlik (kronik ağrı)
  • Kullanılan yamaya (mesh) bağlı sorunlar (çok nadir)
  • Çevre organlarda yaralanma (özellikle kapalı ameliyatlarda çok nadir)

Bu riskler arasında en çok endişe edilen, fıtığın tekrarlamasıdır. Modern cerrahide kullanılan yamalar, bu riski önemli ölçüde azaltmıştır. Özellikle dikişle yapılan onarımlara kıyasla yamalı onarımlarda nüks oranı çok daha düşüktür. Bir diğer sık karşılaşılan durum ise seroma, yani yara bölgesinde vücut sıvısının birikmesidir. Bu genellikle zararsızdır ve vücut tarafından zamanla emilir, ancak bazen bir enjektörle boşaltılması gerekebilir. Ameliyat öncesi dönemde sigarayı bırakmak ve fazla kilolardan kurtulmak gibi önlemler bu risklerin birçoğunu (özellikle yara yeri enfeksiyonu ve fıtığın tekrarlaması) ciddi oranda azaltır.

Epigastrik Fıtık Ameliyatı Nasıl Yapılır?

Epigastrik fıtıkların onarımı için cerrahın tercih edebileceği farklı yöntemler vardır. Hangi yöntemin sizin için uygun olduğuna, fıtığınızın büyüklüğü, genel sağlık durumunuz ve cerrahınızın tecrübesi gibi faktörler göz önünde bulundurularak birlikte karar verilir. Temelde iki ana yaklaşım bulunur: açık cerrahi ve kapalı (minimal invaziv) cerrahi.

Açık Cerrahi

Bu fıtığın tam üzerinden yapılan bir kesi ile onarımın gerçekleştirildiği geleneksel yöntemdir.

  • Dikişli Onarım: Bu teknikte, fıtık yırtığı dikişler kullanılarak kapatılır. Ancak dokuları bir araya getirirken yarattığı gerginlik nedeniyle fıtığın tekrarlama riski oldukça yüksektir. Bu yüzden günümüzde sadece 1 cm’den küçük, çok minik fıtıklar için nadiren tercih edilir.
  • Yamalı Onarım (Hernioplasti): Bu yöntem epigastrik fıtık onarımında altın standart olarak kabul edilir. Mantığı çok basittir: Yırtığı gererek dikmek yerine, üzerine sentetik ve vücutla uyumlu bir yama (mesh) yerleştirerek o bölgeyi güçlendirmek. Bu bir kumaş yırtığını dikmek yerine, arkasına sağlam bir parça kumaş yapıştırmaya benzer. Bu “gerilimsiz onarım” sayesinde fıtığın tekrarlama olasılığı %1-2’lere kadar düşer. Yamalı onarımda da yamanın konulduğu yer önemlidir. En ideal ve modern yaklaşım yamayı kasların altına yerleştirmektir (sublay teknik). Bu sayede karın içi basıncı yamayı bir kapı gibi duvara doğru bastırır, bu da onarımı daha da sağlamlaştırır ve enfeksiyon gibi yara yeri sorunlarını azaltır.

Kapalı (Minimal İnvaziv) Cerrahi

Bu yaklaşımda büyük bir kesi yerine karın duvarına açılan 3-4 adet küçük (yaklaşık 0.5-1 cm) delikten içeriye bir kamera ve ince cerrahi aletler yerleştirilir.

  • Laparoskopik Onarım: Karın, karbondioksit gazı ile şişirilerek bir çalışma alanı oluşturulur. Kamera sayesinde fıtık içeriden net bir şekilde görülür. Fıtıklaşan dokular karın içine çekildikten sonra, yırtığın üzerine karın içinden özel bir yama serilir ve bu yama küçük vidalar veya dikişlerle sabitlenir. Bu yöntemin en büyük avantajları, ameliyat sonrası daha az ağrı, daha estetik yara izleri ve özellikle obez hastalarda yara yeri enfeksiyonu riskinin çok daha düşük olmasıdır.
  • Robotik Onarım: Laparoskopik cerrahinin en ileri teknolojili halidir. Cerrah, bir konsol başında oturarak robotik kolları yönetir. Robotun 3 boyutlu, yüksek çözünürlüklü görüntüleme yeteneği ve insan el bileğinden çok daha fazla hareket kabiliyetine sahip aletleri, özellikle karmaşık fıtıklarda veya fıtık yırtığının içeriden dikilerek kapatılması gereken durumlarda büyük kolaylık sağlar. Ancak ameliyat süresi daha uzundur ve maliyeti diğer yöntemlere göre daha yüksektir.

Her iki kapalı yöntemin de temel avantajı, yara yeri sorunlarını en aza indirmesidir. Hangi yöntemin seçileceği, tamamen kişiye özel bir karardır.

Bizimle İletişime geçin.
Formu doldurarak online randevu talebinde bulunabilirsiniz. Ekibimiz sizinle en kısa sürede iletişime geçecektir.

    Epigastrik Fıtık Ameliyatı Sonrası Süreç

    Ameliyatın kendisi kadar, ameliyat sonrası iyileşme dönemi de tedavinin başarısı için kritik öneme sahiptir. Bu süreçte sabırlı olmak ve doktorunuzun tavsiyelerine uymak, hızlı ve sorunsuz bir şekilde normal hayatınıza dönmenizi sağlar.

    Genellikle küçük fıtık ameliyatlarından sonra aynı gün veya ertesi gün evinize dönebilirsiniz. Daha büyük onarımlar için hastanede birkaç gün kalmanız gerekebilir. İlk birkaç gün ameliyat bölgesinde ağrı hissetmeniz normaldir. Bu ağrılar, size reçete edilen ağrı kesicilerle kolayca kontrol altına alınacaktır. Yara yeriniz su geçirmez bantlarla kapalı olacağı için genellikle 1-2 gün sonra duş almanızda bir sakınca olmaz.

    İyileşme döneminde en çok dikkat etmeniz gereken konu fiziksel aktivitedir. Ameliyattan sonraki günlerde kısa yürüyüşler yapmanız, kan dolaşımınızı hızlandırarak iyileşmeye yardımcı olur. Ancak karın duvarınıza yük bindirecek her türlü hareketten kaçınmalısınız. Bu dönemdeki temel kurallar şunlardır:

    • En az 4-6 hafta ağır kaldırmaktan kaçının (genellikle 5 kg’dan fazlası).
    • Yoğun egzersiz, mekik çekme gibi karın kaslarını zorlayan sporlardan uzak durun.
    • Ani ve zorlayıcı hareketler yapmayın.
    • Kabız kalmamaya özen gösterin ve ıkınmaktan kaçının.

    Bu kısıtlamaların nedeni, vücudunuzun yamayı kabul etmesi ve yamanın dokularla bütünleşerek onarımın en sağlam haline ulaşması için gereken zamanı tanımaktır. Masa başı bir işte çalışıyorsanız 1-2 hafta içinde, fiziksel güç gerektiren bir işte çalışıyorsanız 4-6 hafta sonra işinize dönebilirsiniz.

    Epigastrik Fıtık Ameliyatı Olanların Dikkat Etmesi Gerekenler

    Ameliyatla fıtık sorununuz çözülmüş olsa da onarımın kalıcılığını sağlamak ve gelecekte yeni fıtıkların oluşmasını engellemek için hayatınızda bazı noktalara dikkat etmeniz faydalı olacaktır. Bu sadece bir onarım değil aynı zamanda uzun vadeli bir sağlık yatırımıdır.

    Ameliyat sonrası uzun dönemde dikkat etmeniz gereken bazı yaşam tarzı önerileri bulunur:

    • İdeal kilonuzu koruyun.
    • Ağır bir nesne kaldırırken dizlerinizi bükerek ve bacaklarınızdan güç alarak kaldırın.
    • Düzenli, ancak karın kaslarını aşırı zorlamayan egzersizler yapın (yüzme, yürüyüş gibi).
    • Lifli gıdalarla beslenerek ve bol su içerek kabızlığı önleyin.
    • Sigara kullanıyorsanız mutlaka bırakın.

    Ameliyat sonrası iyileşme döneminde ise vücudunuzu dinlemeli ve herhangi bir olumsuzluk durumunda doktorunuzla iletişime geçmelisiniz. Özellikle aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden doktorunuza haber vermeniz önemlidir.

    • 38 dereceyi geçen ve düşmeyen ateş
    • Ameliyat yarasında giderek artan şişlik, kızarıklık veya ısı artışı
    • Yara yerinden gelen sarı-yeşil renkli, iltihaplı veya kötü kokulu akıntı
    • Dayanılmaz hale gelen ve ağrı kesicilere yanıt vermeyen karın ağrısı
    • Bulantı, kusma ve karında şişkinlik
    • Ameliyat bölgesinde yeniden bir şişlik fark etmeniz

    Son Yazılar

    Safra Yolu Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku ➜

    Sporcu Fıtığı Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku ➜

    Tiroid Ameliyatı Nedir, Nasıl Yapılır?

    Devamını Oku ➜